Kişilik Gücü

Olmalarını istediğiniz insan olun! Bir insan başkalarına öğretmeye çalıştığı gibi yaşamalıdır.

Gençlere, çocuklara genelde “Büyüyünce ne iş yapacaksın?” sorusu sorulur, ama daha önemli olan soru şudur: “Büyünce ne olacaksın?”

Kişilik, seçilecek meslekten önce gelmelidir.

Kişilik Gücü

• Doğru olacağım, bana güvenenler olduğu için;
• Tertipli olacağım, beni önemseyenler olduğu için;
• Güçlü olacağım, bana acı verenler olduğu için;
• Cesur olacağım, cüretkâr tehditkârlar olduğu için;
• Herkese karşı dost olacağım, düşmana, yalnıza;
• Verici olacağım ve bir şey beklemeyi unutarak;
• Mütevazı olacağım, zayıflıklarımın farkında olarak;
• Yukarı bakacağım, nerede olduğumu anlamak için;
• Şevkli olacağım, başkalarına bulaştırmak için;
• Ciddi ve samimi olacağım… Ve paylaşacağım…
• Ve gelişeceğim…. Ve yükseleceğim…

Kişilik Gücünü Arttırmak:

1. Dediğini yap!

Bir çalışana ya da amire söz verirsen, verdiğin sözü tut.

2. Başkalarına karşı dürüst ol..

Eğer birlikte çalıştığın kişilerden biri senin gerçekleri gizlemeye ya da sorunların üstünü kapamaya çalıştığını görürlerse, güvenirliğini kaybedersin. Bunun tamiri de hiç kolay değildir.

Üretkenliğin anahtarının “insanların birlikte ne kadar iyi çalıştıkları” olduğuna ve hiçbir şeyin “karşılıklı dürüstlük ve güven kadar ilişkiyi güçlendirici” olamayacağına inanmalısın.

Eğer bir işteki insanlara doğru şeyler söylenir, açık olunursa, sorunlarının % 80 – 90’ı ortadan kalkar.

Güven ve dürüstlük, insanların birlikte çalışmasını sağlayan, işletmenin tutkalı olan bir şeydir.

3. Diğerlerinin çıkarlarını, kendi çıkarlarının üzerinde tutmalısın!.

Liderlik ettiğiniz organizasyon ve birlikte çalıştığınız insanlar, daima ilk sırada gelmeliler. Organizasyonun çıkarlarını kendi çıkarlarınızın üstünde tuttuğunuzda başarı; birlikte çalıştığınız insanların çıkarlarını kendi çıkarlarınızdan üstün tuttuğunuzda ise, dostluk ve sadakat elde edersiniz.

Liderlik piramidi

6

4. Şeffaf ve ulaşılır olun!

İnsanlarla birlikte çalışırken, kollarınızı kapayabilir ya da açabilirsiniz.
Her iki tutumun da güçlü ve zayıf oldukları yönler vardır. Eğer kollarınızı kapatırsanız incinmez, ama takipçilerinizden çok fazla yardım, destek alamaz, özveri ve fedakârlık sağlayamazsınız. Kollarınızı açacak olursanız belki incinebilirsiniz, ama sürekli olarak takipçilerinizin yardımını, desteğini alır, özveri ve fedakârlığını sağlayabilirsiniz.

O halde kararınız ne olmalı?

Kollarınız sonuna kadar açın ve takipçilerinizin ve mesai arkadaşlarınızın sizinle birlikte yaptıkları yolculuktan zevk almalarını sağlayın.

Takipçilerinize en büyük armağanınız onlara bir iş vermek değildir, onlara kendinizi verin. Bu tarz takipçilerini esinlendirmeyi düşünen her lider için geçerlidir.

5. Şimdi öde, sonra öde!

İnsanların izleyebileceği iki yol vardır.
1.Ya şimdi oynar, sonra öderler,
2.Ya da şimdi öder, sonra oynarlar.
Seçim ne olursa olsun, bir şey kesindir. Hayat mutlaka bir bedel isteyecektir.

Babam bana bu önemli disiplini öğretti. Her hafta, yedi gün boyunca zevksiz işleri sıralardık. Birçoğu hafta içinde herhangi bir zamanda yapılabilirlerdi. Hedefimiz, hepsini cumartesi öğlende bitirmiş olmaktı. Eğer bitmiş olursa, kardeşimle birlikte sinemaya gidebilecektik. Eğer bitmemişse, sinema hakkı kaybolacak ve o kişi işleri bitirmek için evde kalacaktık. İşlerimi ertelemeden yapmak ve zamanında bitirmek, “bedel ödemem gerektiğini” öğrenmek için iki hafta sonumu evde daha önce ertelediğim ve zamanında bitiremediğim işlerle boğuşmam yetti.

Hayatta hiçbir şeyin armağan olmadığını, “bedava yemek” diye bir şeyin bulunmadığını, hepsinin bir yatırım olduğunu anlamanızı istiyorum. Hayatınızdaki istekleri ne kadar çabuk kontrol altına alır ve yaşamın talepleriyle başa çıkabilirseniz, o kadar çabuk başarılı olabilirsiniz. Unutmayın daha sonra ödeyeceğiniz bedeller “daha büyük” olabilir.

6. Duygularınız yerine kişiliğinizle hareket edin!

“Bu ülke üzerindeki işlerin % 90’ı kendisini iyi hissetmeyen insanlar tarafından yapıldı.”
Robert Thornton,

Başarı, tamamıyla sevdiğiniz işleri nasıl bir bilinçle yaptığınıza bağlıdır. Başarılı insanlar, başarısız olanların yapmak istemeyecekleri işleri yaparlar. Benim gözlemime göre, bunlardan en önemlisi, duygular yerine kişilik değerleriyle hareket etmektir.

Kişilik güdümlü insan ile duygu güdümlü insan arasındaki farklar :

Kişilik Güdümlü İnsan
Doğruyu yapar, sonra iyi hisseder.
Vaat, gelecek güdümlüdür.
Karar temelli prensipler edinir.
Tutumunu eylemleriyle kontrol eder.
İnanır, sonra görür.
Hareketi başlatır.
Sorar:“Sorumluluklarım nelerdir?”
Sorunlar çıktığında çözer.
Kararlıdır.
Liderdir.
Duygu Güdümlü İnsan
İyi hisseder, sonra doğruyu yapar.
Statüko, rahatlık güdümlüdür.
Karar temelli favoriler edinir.
Tutumuyla eylemlerini kontrol eder.
Görür, sonra inanır.
Söylenmesini bekler.
Sorar: “Haklarım nelerdir?”
Sorunlar çıktığında suçlar, vazgeçer.
Yanar dönerdir.
İzleyendir.

7. Musluk açılana kadar su akmaz.

İyi karakter, doğuştan gelen yeteneklerden daha çok ödül kazanır. İyi karakter bize verilmez. Onu parça parça kendimiz oluşturmak zorundayız. Düşüncelerimizle, seçimlerimizle, değerlerimizle ve cesaretimizle. İyi karakter, yaşam tarzı olarak bir disiplini geliştirmenin tek yoludur. İnsanlar zirveye yetenek ve beceri ile çıkarlar, onları orada tutacak olan karakterleridir.

“Eğer insanlara istediğimi yaptırmaya, onları daha iyi çalışmaya, daha fazla motive olmaya, beni ve birilerini sevmeye zorlamak için kendi kişiliğimi düzeltmeden, ikiyüzlülük ve riyakârlıkla insanları etkileme stratejilerini kullanırsam, uzun süreli, kalıcı bir başarı sağlayamam. İkiyüzlülüğüm ortaya çıkar ve insan ilişkileri, iletişim kurma teknikleri kullansam bile, her yaptığım bir dalavere olarak algılanır.” Stephan Covey,

Ne kadar iyi hatip olduğunuz veya ne kadar iyi amaçlar taşıdığınız fark etmez; eğer güven yok ya da çok azsa, uzun süreli başarı sağlayamazsınız.

Son Söz: Yalnızca gerçek kişilik, tekniğe hayat verir.

Sigma Center

İlginizi Çekebilir

Aklımızı Ne Kadar Kullanıyoruz?

Aklımızı Ne Kadar Kullanıyoruz? Tüm yaşamımızın geçmiş, gelecek ve anını yöneten; durduğunda “ölüm” ün gerçekleştiği tek organımız; beynimizi ne kadar tanıyoruz? Ve ne kadarını kullanıyoruz? İsterseniz önce; ne kadar geniş

Takım Çalışmasındaki Mucize

Takım Çalışması Takım Çalışmasındaki Mucize Yazıma bir japonun söylemiş olduğu aşağıdaki sözle başlayıp başlamama konusunda pek de emin değildim ama, ileride anlatmaya çalışacaklarımı en güzel özetleyen söz olabileceğini düşünerek girişi

Yaratıcı Olmak İçin 6 Şapka Tekniği

6 Şapka Tekniği Yaratıcı olmak için 6 şapka tekniği “DÜNYADA yeterince bilgi birikimi oluştu. Artık bu bilgileri kullanarak nasıl yaratıcı olunacağını öğrenmek gerekiyor. Yaratıcı olmak için zeki ve akıllı olmak